|
|

Günün sebzesi: Patates
Açıklama
Bugün yediğimiz patatesin doğum yerinin Güney Amerikada Peru ve Bolivya arasında kalan Andean dağlarındaki Titikaka platosu olduğu sanılmaktadır. 3000 metrenin üzerindeki bu bölgede Aymara ve Inka yerlilerinin 7000 yıl önce 200 den fazla patates çeşidi yetiştirdiği ve bu sebzenin beslenmelerinde önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Özellikle Inka harabelerinde yapılan kazılarda bulunan patates şekilli çömleklerin Inka kültüründeki önemine işaret etmektedir. Kabile büyücülerinin patatesi büyü ve kehanet gibi olaylarda kullandıkları sanılmaktadır. 1400 lü yılların sonunda güney Amerikaya gelen ispanyol gezginler yeterince altın ve gümüş bulamadıklarından bölgedeki patates pazarını ele geçirmişler ve kısa zamanda da gemilerinde temel yiyecek maddesi olarak kullanamaya başlamışlardır. Papas (patates) yiyen gemicilerin o dönemlerde ölümcül bir hastalık olan iskorbüt hastalığına (C vitamini eksikliğinde ortaya çıkan hastalık) yakalanmadıkları görüldüğünden popülerliği artmıştır. İspanyol gezginler tarafından Avrupaya getirilen patates ilk olarak İspanyada yetiştirilmiş ancak halk tarafından zehirli zannedildiği için Avrupa ülkelerine yayılması uzun zaman almıştır. 1620 de Almanya tarafından değerli bir besin olduğu kabul edilmiş ve 1700 lü yıllarda da Prusya kralı Frederick tarafından yetiştirtirilmesi ve yenmesi emredilmiş ancak zehirli olduğunu zanneden ve emre uymayanların ise kulak ve burunları kesilmiştir. Patates, Avrupanın nemli havasında daha verimli bir şekilde üretildiğinden nüfusun da arttığı 17. ve 18. yüzyıllarda temel besin maddesi olarak popüler olmuş ve tarım devriminde önemli rol oynamıştır. Patatesin kuzey Amerika ile tanışması 1719 yılında irlandalı göçmenler sayesinde olmuştur. Uzun bir süre hayvan yemi olarak kullanılmış olsa da bir süre sonra temel besinlerden biri olmuştur. Patates son yüzyılların en büyük açlık felaketine sebep olmuş bir besin olarak da tarihe geçmiştir. 1700 lü yıllarda patates ile tanışan irlandalılar bu sebzeyi ülkenin heryerinde yatiştirmeye başlamış, hem kendileri hem de hayvanları için temel besin olarak kullanmışlardır. 1840 yılında başlayan ve yaklaşık üç yıl süren yoğun yağışlardan dolayı çürüyen ve yok olan patates, 1 milyondan fazla irlandalının 8 milyondan fazla hayvanın açlıktan ölmesine sebep olmuştur. 1861 yılında Alman botanikçi Heinrich Anton de Bary patatesin çürümesine neden olan bakteriyi tanımlamış ve aynı dönemde bu bakterinin kontrol edilmesi ile ilgili yöntemler geliştirilmiştir. İçerdiği besin lifi, C vitamini ve potasyum bakımından zengin olan patates ayrıca düşük kalorili, yağ, kolesterol ve sodyum içermeyen bir sebzedir. Taze patatesin yeşil yaprakları zehirli olduğundan yenmemelidir.
Detaylı besin değerleri...
|
|